Türkiye’de Zeytincilik

Türkiye’de Zeytincilik

yesil-zeytin

Zeytin, Türkiye’de çok geniş bir yayılım alanı bulmuştur. Türkiye’nin 81 ilinin 41’inde, 843 ilçenin 270’inde zeytin üretimi yapılmaktadır. Üretimin % 53’ü Ege Bölgesinde, % 18’i Marmara Bölgesinde, % 23’ü Akdeniz Bölgesinde, % 6’sı Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve % 0,2’si de Karadeniz Bölgesinde gerçekleştirilmektedir. Ege Bölgesinde üretimin % 55’i yağlık olarak değerlendirilirken Marmara Bölgesinde üretimin % 60’ı sofralık olarak değerlendirilmektedir. Türkiye dane zeytin üretimi sırasıyla, İzmir (% 13), Manisa (%12.5) Aydın (%12), Muğla (%10), Balıkesir (%12.5), Çanakkale (%7) ve Bursa (%5) illerinden sağlanmaktadır (TÜİK, 2013)

Türkiye’nin bölgelere göre zeytincilik yapılan il ve bölgeleri  Tablo 1. Türkiye’de bölgelere göre ağaç sayısı, dikim alanı, üretim ve üretim oranı  (2003)

Bölgeler Dikim Alanı (ha) Dikim Alan Payı (%) Toplam Üretim (T) Üretim Payı (%)
Ege 454.290.00 62.0 760.094.00 53.0
Marmara 115.008.00 16.0 260.987.00 18.0
Akdeniz 106.189.00 15.0 328.601.00 23.0
Güneydoğu 56.476.00 8.0 68.369.00 6.0
Karadeniz 349.00 0.2 3.236.00 2.2
TOPLAM 732.314.00 100.0 1.421.288.00 100.0

Kaynak. TUIK, 2012 Türkiye’de Zeytin Ağacı Sayısı ve Üretim Türkiye’de ise zeytin ve zeytin-zeytinyağı üretimi, 1999 yılında Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü taahhütleri kapsamında uygulamaya başlanılan yeni tarım politikaları kapsamında yeni bir boyut kazanmıştır. Nitekim son yıllarda Türkiye’de zeytin ve zeytin ürünlerine diğer tarım ürünlerine uygulanan desteklemeler yanında sertifikalı fidanı ile zeytin bahçesi tesisine verilen destek, girdi destekleri ve zeytinyağında kg başına uygulanan prim desteği yanında ambalajlanmış-paketlenmiş sofralık zeytin ve zeytinyağına verilen ihracat desteği, öncelikle zeytin ağaç sayısını, üretim yapılan alanı ve zeytin-zeytinyağı miktarını artırmıştır. Avrupa Birliği’nde 1966-1985’li yıllar arasında yaşanılan ağaç sayısı ve üretimdeki miktar artışı, Türkiye’de de 2000’li yıllardan sonra uygulanan tarım politikaları ile gerçekleşmiştir. Avrupa Birliği’nde zeytin ve zeytinyağında miktar artışı yukarıda sözü edilen 2020 Eylem Planı çerçevesinde daha çok kaliteye yönelik ve spesifik unsurları içeren politikalarla hedeflenirken, Türkiye’de benzer bir süreci izlemektedir. Bu süreçte zeytinyağının Türk Gıda Kodeksi kapsamındaki tebliğ çalışmaları ve Codex Alimentariusa uyumu, kimyasal ve fiziksel analizler yanında kaliteye yönelik duyusal analizlerin de dikkate alınması dikkat çekicidir. Ayrıca Türkiye, söz konusu zaman diliminde kurumsal anlamda da ciddi bir yol kat etmiştir. Türkiye 2005 yılında Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyini kurmuş, 2009 yılında üyelikten ayrıldığı Uluslararası Zeytin Konseyine (1963-1998), 2010 yılında tekrar üye olmuştur. Ayrıca 22. Dönem (2006) ve 23. Dönem (2008) Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Komisyonu tarafından Zeytin ve Zeytinyağı ile Diğer Bitkisel Yağların Üretiminde ve Ticaretinde Yaşanan Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan iki farklı oluşumda Türkiye zeytin ve ürünlerinin sorunları ve çözüm önerileri raporlanmıştır. Son yıllarda zeytinciliğin dünya’ da ve Avrupa’da artan olumlu imajının Türkiye için de geçerli olduğu Tablo 2.  daki ağaç sayısı ve üretim artışı ile doğrulanmaktadır.

Bu haberi paylaş